© 2018 by Cağaloğlu Hamamı, 1741

  • Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon

CAĞALOĞLU HAMAMI TARİHÇESİ

     1741 yılında inşa edilen Cağaloğlu Hamamı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde uzun bir süre sonra yapılan en son hamamdır. Ayasofya Camii içinde yer alan Sultan Mahmut Kütüphanesi'ne bir gelir temin etmek amacıyla İstanbul, Eminönü, Alemdar'da Prof. Kazım İsmail Gürkan Caddesi'nde çifte halk hamamı olarak inşa edilmiştir.

     O dönemin baş mimarlarının isimlerine baktığımızda, Süleyman Ağa ile başlayıp Abdullah Ağa ile bitirildiğini görürüz. İstanbul'da inşa edilebilecek bu türün en son örneğidir ve o kadar başarılı bir hamamdır ki, günümüzde hâlâ faaliyet vermektedir. Kadın bölümünün giriş kapısı bir ara sokak olan Hamam Sokağı’nda; erkeklerin girişi ise her iki tarafta klasik mukarnas başlıkları olan iki mermer sütun ile ana yolda yer almaktadır.

     Zaman içinde caddenin kotasının yükseltilmesiyle erkekler bölümüne ulaşım için 10 adımlık bir merdiven eklenir. Kapının üstündeki kitabede 7 sıra ve 28 mısradan oluşan bir yazıt bulunur. Kapının mimarisi eklektik Türk tarzına aykırıdır. Geniş yüksek camegahta büyük kubbeye dilimli köşe tromplarını andıran kubbeli paneller ile bağlanmıştır. Ortada sanat değeri yüksek, fıskiyeli bir havuz vardır. Pencereler kubbeler arasında üçer üçer yer alır. Kubbenin üstünde ise aydınlatma için bir fener bulunur. 


     Camekânda soyunma odaları olan bir şirvan vardır. Camekândan bir çift kapı ile giriş yapılan camekân, yedi beşik tonoz ve yarım küre şeklinde küçük bir kubbeyle örtülüdür. Kubbeler kemerler ve sütunlarla desteklenir. Sıcaklıktaki kubbeyi destekleyen sekiz mermer sütun üzerinde sekiz kemer oturmaktadır. Ortadaki mermer göbek taşı, dört köşedeki halvetler ve kadın bölümünün soyunma odası ile erkek bölümünün camekânı arasındaki üç divanla çevrilidir. Camekân ve soğuklukların girişi klasik planlarından farklıdır. Soğukluk ayrıca iki sütunla üç bölüme ayrılır. Ortada bir kubbe bulunur. Isı odası, erkekler bölümündeki ile aynıdır. Külhan ise her iki ısı odasının duvarının arkasında devam eder.

     Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ne baktığımızda 17. yüzyılın ikinci yarısında 150 büyük ve 150 küçük hamam vardı ve diğer vakıf binalarını inşa eden işçilerin kullanımı için toplam 300 hamam inşa edilmişti. Bu hamamlardan elde edilen gelirler işçilere maaş olarak ve binaların korunması için ödenmiştir. Cağaloğlu Hamamı bugün halen dünyadaki en meşhur hamamlardan biri olarak uluslararası ilgi görmektedir. Halk şairlerimizden Bitlisli Ali’nin öncesinde külhancı ardından tellak olarak çalıştığı bu hamamdan pek çok ünlü isim de geçmiştir. Atatürk’ten Kaiser Wilhelm’e, Franz Liszt’den Ömer Şerif’e, Adile Naşit’ten Kemal Sunal’a onlarca isme hizmet verip dizi ve film çekimlerine ev sahipliği yapan Cağaloğlu Hamamı,  New York Times'ın "Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 1000 Yer" listesinde yer alan tek Türk hamamı olma özelliği de taşımaktadır. R. Walsh’ın 1838’de yayımlanan kitabındaki Thomas Allom tarafından çizilen bir gravürde tasvir edilen hamam görüntüsünün Cağaloğlu Hamamı’na ait olduğu söylentisinden, hamamın daha o tarihlerde bile yabancıların yoğun ilgisini çeken bir tesis olduğu anlaşılmaktadır. Hamam aynı zamanda şirket kuruluş tarihlerine göre yapılan bir listeye göre, 1741 yılındaki yapımıyla bugün halen faaliyet gösteren en eski Türk firmalarından biridir.